Genel Kültür

Ahlaki Çöküntü Nedir Ve Ahlaki Çöküntünün 4 Sebebi

Ahlaki çöküntü bir diğer adıyla ahlaki yozlaşma. Toplumun, içinde bulunduğu birtakım sebeplere ve durumlara bağlı olarak ahlaken çökmesi anlamına gelmektedir. Bu sebepleri siyasi, ekonomik, dinsel, psikolojik olarak 4 genel başlıkta incelemek mümkündür. İşte “Ahlaki Çöküntü Nedir Ve Ahlaki Çöküntünün 4 Sebebi“;

Siyasi Sebepler:

Ahlaki çöküntünün belki de en büyük sebeplerinden biri siyasetteki dalgalanmalardır. Önemli siyasi liderler yaptıkları icraatlarla ve davranışlarıyla halka bir tür kanaat önderliği etmektedirler. Halk siyasetçilerden ne gördüyse o şekilde davranmaya meyillidir. Özellikle holiganca tutulan ve savunulan bir görüş varsa körü körüne denilene ve yapılana uyarlar. Bu kanaat önderleri ahlaki olarak uygunsuz davranışlar sergilerlerse bazı politik çizgisi kalın ve kesin olan destekleyiciler ahlaki doğruluğunu sorgulamadan yapılan bu davranışı kendisine mâl eder. Yani önderi nasıl davranıyorsa kendisi de o şekilde davranır. Önder olarak görülen kişi yolsuzluk yaparak paraları cebe indirme peşindeyse destekleyici kişiler de yolsuzluk yapmanın kötü bir şey olmadığını düşünebilir. Hatta ve hatta kendisi de yolsuzluğa karışabilir.

Böylece özellikle büyük kitlelere hitap eden liderler halkı hemen manipüle ederek ülkesini iyi yöne de götürebilir, kötü yöne de. Çoğu zaman da kötü yöne yönlendirmek ekonomik çöküntü, psikolojik çöküntü gibi ahlaki çöküntüyü de birlikte getirmektedir. Halk “Siyasetçi yapıyorsa ben de yaparım. Bu benim hakkım.” düşüncesiyle ahlaken uygun olmayanı yapmaya oldukça meyillidir. Bu yüzden siyasetçileri hem iyi seçmeye hem de seçtiğimiz liderlere körü körüne bağlanmamaya dikkat etmeliyiz. Ne kadar zor olursa olsun, bunu yapabildiğimiz ölçüde onurumuzla yaşayabiliriz.

Ekonomik Sebepler:

Ekonomik sebepler siyasetle uzaktan da olsa biraz ilgilidir. Ülkenin ekonomik durumu siyasete bağlı olarak sayılabilir. Fakat ekonominin kötüleşmesi başlı başına siyasetle ilgili olmadığı için ahlaki çöküntünün sebeplerini incelerken bu iki sebebi başlıklara ayırabiliriz.

İlginizi Çekebilir  Hangi Ülkenin Çikolatası Meşhur?

Ekonomik sebepleri kendi içerisinde iki başlık olarak incelemek mümkün.

  1. Ülkenin ekonomik durumu
  2. Bireylerin ekonomik durumu

Ülkenin ekonomik durumunun iyi olması beraberinde refahı getirir.  Halk ne kadar refah içinde yaşarsa o kadar mutludur ve ahlaki kurallara sıkı sıkıya uyar. Refah durumu düştükçe ekonomik çıkar çatışmaları başlar. Bu çatışmalarla birlikte halk daha iyi yaşamak için savaşa girer. Ve her savaş herkesin de bildiği gibi ahlaki açıdan sıkıntılıdır.

Bireylerin ekonomik durumunun kötüye gitmesi her bireyi olmasa da çoğunu bir tür savaşa itmektedir. Bu ekonomik savaşta herkes farklı davranışlar sergilemektedir. Fakat Maslow’un tanımladığı ihtiyaçlar hiyerarşisinin son basamağına kadar gerileyerek sadece yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan birinin, tekrar eski refahına kavuşmak için ahlaki kuralları göz ardı etmesi beklenmedik bir davranış sayılmaz. İşte ahlaki çöküntü tam olarak bu noktada başlar. Peki herkes bu hiyerarşinin son halkasında aynı şekilde ahlaki olarak çöker mi? Bu tartışmalı bir sorudur ve kesin bir cevabı verilemez. Fakat çoğu kişinin tekrar aynı refaha kavuşmak için yapmayacağı şey yoktur. Bu da yadsınamaz bir gerçektir.

Dinsel Sebepler:

Bu başlıkta herhangi bir dini seçerek onun üzerinden konuşmak doğru olmaz. Fakat dinlerin kişilerce farklı yorumlandığını söylemek de çok yanlış olmaz. Kimisine göre doğru olan kendi okuduğundan anladığı kimisine göre de dini kitapları okuyan uzman(!) kişilerin görüşleri ve yorumlarıdır. Dinler çoğu zaman ahlaki olarak doğru olanı savunmaktadır. (İstisnalar yok değildir.) Üzerinde fazla düşünmeyen kişiler bu uzmanların(!) söyleyebileceği yanlış yorumların sonucunda ahlaki yozlaşma/çöküntü yaşayabilir. Özellikle bu yorumlar toplumsal olarak kanıksanır ve içselleşirse genel olarak bütün bir ülkenin ahlaki yozlaşması söz konusu olabilir. Bu uzmanlar bazen bilerek ve isteyerek toplumu bu ahlaki yozlaşmaya sürükleyebilmektedir. Bu tehlikeden uzak durmak için herkes savunduğu dini kendisi anlamalıdır.

İlginizi Çekebilir  Hangi Ülkelerin Direksiyonu Sağda?

Psikolojik Sebepler:

Psikolojik olarak kişinin kendisini kötü hissetmesi birçok sebebe bağlıdır. Ekonomik, duygusal, varoluşsal vb… Fakat genel olarak birey kendisini kötü hissettikçe ahlaki yargıları da ortadan kalkmaktadır. En ünlü seri katiller ahlaki çöküntü açısından iyi bir örnektir. Örneğin çoğu seri katil kurbanını öldürürken ve öldürdükten sonra hiçbir şey hissetmez. Empati yeteneğinden yoksundurlar. Kurban etten oluşan bir yapıdır. Katil sadece kendisini gerçekleştirmek ve arzusunu tatmin etmek ister. Bunun için de deyim yerindeyse her yol mubahtır.

Aynı şekilde düşünecek olursak kişiler kadar ülkelerin psikolojik durumları da oldukça önemlidir. Refah seviyesiyle psikolojik durum doğrudan alakalıdır. Refah seviyesi düştükçe ülkede anarşik davranışlar gözlemlenmesi oldukça öngörülebilir bir tutumdur. Mutlu olmayan halk mutlu olmak için tıpkı seri katiller gibi her yolu mubah görmeye meyillidir. Böylece ahlaki çöküntü başlar.

Son olarak ahlaki çöküntünün en iyi işlendiği filmlerden biri olan Mother! serisi yazarın önerisidir.

Bir Yorum

  1. Genel itibari ile ahlaki çöküntü bu başlıklar arasında gidip gelmekle beraber , bence ahlaki çöküntünün en büyük sebeplerinin en başta geleni ; aile terbiyesi ve çevre. Çünkü biz ne öğrendi isek aile ve çevreden öğrendik 🙁

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı